Duz Mantık

sencanyuksel:

Hata;

sökük bir çorap

tecrübe;

elinde kalan yün iplik.

ya baştan başlayacaksın,

ya da çöpe atacaksın.

-başladığın yere geri dön, tecrübe diye bir şey yok.-

*

*

*

Acılar ki;

mesaisiz.

ve dilsiz.

Pili bitik bir saat gibi,

günde en az 2 kez kanatıyor.

*

*

*

Hüzün;

bir annenin…

Bu yazıyı bir erkek olarak yazıyorum
Sadece anlamaya çalışıyorum.
Nüfusunun büyük çoğunluğunun müslüman olduğu bir ülkede dünyaya geldin
Erkek çocukları “siktir lan versene topumu” derken
Sen “şştt ayıp açma bakayım eteğini” diye uyarıldın
Sınıfta bunaldığında biraz kaykılayım dedin
Karşı sırada eteklerinin altını nişan almış bir erkek bakışı görüp hemen oturuşunu düzelttin
Çıktığın çocukla olay cinselliğe geldiğinde “acaba zevkli olacak mı?”
Sorusundan çok “acaba elalem ne der?” diye düşündün
İşte tam o sırada düğmelerini açmaya çalışan çocuk da “kızım uğraştırma ya n’olur”
Diye düşünüyordu ve zevkten başka inan hiç bir şey düşünmüyordu
Sen topluma kitlendiğin sırada o senin kokunla sarhoş olmakla meşguldü
Senin gözünün önüne tanıdıklarının yüzleri gelirken
O biri bile görse vazgeçmeyecek kadar heyecanlıydı
Senin sonraki ilişkilernde daha önce sevişip sevişmediğini merak eden
Ve belki de bu konuya giren erkekler oldu
Sağdan soldan dedikodu yapılmasından korktun
Birisinin sünneti bile davul zurna düğünlerle kutlanırken
Senin ilk adet görmen utanılacak pis bir şey gibi kafana işlendi
Senin bir tek suçun vardı, kadın olmak
Bunu sana söylemeye utanıyorlar, cennet anaların ayağı altında diye zırvalıyorlar
Halbuki sana layık gördükleri sosyal ahlak bu anlattıklarım gibi
Senin halbuki en güzel halin, en özgür halin bunu öğrenemediler
Pardon, ben bir erkek olarak konuştum
Aslında söz senin !


Velev ki Tanrıyım

Velev ki tanrıyım diye düşünsene boş bi anında.
Ne yapardın ?
Mesela dinler olur muydu ? Herkesin sana inanmasını ister miydin ? Nasıl isterdin tek bir din üzerinden mi,farklı farklı dinler üzerinden mi ?
Farklı tanrılar yaratıp inananlara kızar mıydın ?

Velev ki tanrı benim…

Sadece insanlar üzerinden gidelim.
Tek tip insan modeli kesinlikle olmazdı yine farklı farklı olurdu. Evet evet biliyorum bu farklılıklar sonucunda benim dışımda tanrıları da oluşturacak. Ne güzel işte ben de yalnız kalmam.
Eşitlik ilkesini benimsemek isterim de gerçekleştiremem büyük ihtimalle.
O yüzden update özelliği koyardım herkese ben. Eşit değil misin çalışıp update özelliği kazanacaksın. Böylece herkes çalışacak. He başkasını ezip üste çıkmak yooook !
Tanrı olmak zor galiba her ihtimali düşünmen lazım veya insanlara akıl verip şartları önüne çıkarsak daha iyi olur gibi ha ?

Herkesi izle şansları önüne koy iyi düşünen kullansın bunu. Salaklara da 2. şansı verip bi’ pozitif ayrımcılık yapmalı :)

Cinsiyet konusunda yaralıyım en çok. Neden erkekler hep bir adım önce olmuş dünyada. Neden dillerde bile cinsiyetçilik var ve diller de ataerkil düzende.

Kadınlar da kuvvetli olmayacak sadece. Dedim ya update özelliği olacak ve tam da burada girecek devreye.
Aşk meşk işlerine ise karışmazdım herhalde. Akılla mı duygularınla mı seversin orasını Allah bilir :) İronik oldu bu dur karışalım buna da.

Madem update özelliği var ve kimse eşit değil ozaman herkese eşit konuma geleceği insanı yaratırdım. Puzzle gibi. Ama o kişiyi bulmak kendi ellerinde. Sağlam bir de GPS lazım bunlara şimdi:
Robot mu olacak lan bunlar.Lobi falan yapmasınlar..

Neyse Tanrı olmak zor zanaatmış. 

Demiştim ya velev ki tanrı benim diye
O cümle aslında şu
Herkesin değil benim tanrım..
Velev ki tanrı(virgül) benim (üç nokta)

senin de olabilir bi kafa yor buna 

Bir Kadın Cinayeti Daha

Eşini başından vurdu!

Balıkesir’de, bilinmeyen bir nedenle çıkan tartışmada polis memuru E.Ç., hemşire olan eşi Pervil Ç.’yi (42) çalıştığı hastanenin Yoğun Bakım Servisi’nde tabancayla yaraladı. İki el ateş eden E.Ç. gözaltına alınırken, başından ağır yaralanan Pervil Ç. ameliyata alındı.

Olay Balıkesir Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisi’ne meydana geldi. Kepsut İlçe Emniyet Amirliği’nde görevli polis memuru E.Ç. , Balıkesir Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisi’nde görev yapan 23 yıllık hemşire eşi Pervil Ç.’nin (42) yanına geldi.

Yoğun Bakın Servisi’nin içinde ikili arasında bilinmeyen bir nedenle başlayan tartışma, büyüdü. Beylik tabancasını çıkartan E.Ç., iddiaya göre, eşi Pervil Ç.’ye iki el ateş etti. Başından yaralanan Pervil Ç., kanlar içinde yerde kaldı. İhbar üzerine hastaneye gelen polis, burada E.Ç.’yi gözaltına aldı. Ağır yaralanan ve sağlık durumunun kötü olduğu belirtilen 1’i erkek 2 çocuk annesi Pervil Ç. amileyata alındı. Güvenlik güçleri olay yerinde inceleme yaparken, E.Ç.’de emniyete götürüldü.

Balıkesir Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Hasan Yılmaz, acı bir olay yaşadıklarını belirterek, “Hemşire hanım ameliyata alındı. Arkadaşlarımız gerekeni yapıyor. Başına isabet eden iki kurşun olduğu söyleniyor. Arkadaşlarımızın ifadesi bu. Durumu kritik. inşallah iyi olur” dedi. İş arkadaşları Pervin Ç.’nin çok iyi bir kişiliğe sahip olduğunu, herkesin yardımına koştuğunu ve herhangi bir sorunun bulunmadığını bildiklerini söyledi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

DURUMU CİDDİYETİNİ KORUYOR
Balıkesir’de, bilinmeyen bir nedenle çıkan tartışmada polis memuru eşi E.Ç. tarafından çalıştığı hastanede başından vurulan Pervil Ç.’nin, girdiği ameliyattan çıktığı bildirildi. Ameliyatın iyi geçtiği ancak, Pervil Ç.’nin durumunun ciddiyetini koruduğu ve Yoğun Bakım Servisi’nde uyutulduğu belirtildi. Ayrıca Pervil Ç. için 155 Haber Merkezi’nden, Balıkesir’de görevli polislere, kan anonsu yapıldı. Çiftin Eymen ve Elif adındaki çocuklarının şu an evde yakınlarının gözetiminde tutulduğu kaydedildi.

ARKADAŞI ODADAN ÇIKINCA VURULDU 
E.Ç.’nin Yoğun Bakım Servisi içindeki hemşire odasına geldiği, burada eşi Pervin Ç. ile hemşire bir arkadaşının birlikte oturduğu, Pervin Ç.’nin arkadaşının E.Ç.’ye çay almak için odadan çıktığında olayın gerçekleştiği öğrenildi. Bu arada Pervin Ç.’nin başına isabet edip çıkan kurşunlardan birinin kaloriferi deldiği, odanın kan ve suyla dolduğu kaydedildi. Kavganın çıkış nedenini henüz bilinmediği ifade edildi.

‘HIV pozitifsin, istifa et’

Cinsel yönelimi nedeniyle 16 yaşında ailesiyle bağları koptu. Zorluklara rağmen hayatını düzene koymuşken sevgilisinden HIV kaptı. HIV pozitif olduğu ortaya çıkınca istifa ettirildi, yalnızlaştırıldı. Toplumsal önyargı kurbanlarından sadece biri olan A.Y. kendisini bir anda zorlu bir mücadelenin ortasında buldu.

İSTANBUL - A.Y. 27 yaşında, bir yıl önce HIV pozitif olduğunu öğrendi. Virüsü sevgilisinden edinen A.Y., şimdilerde hayata tutunmak ve ayaklarının üzerinde durabilmek için çabalıyor. Çünkü HIV pozitif olduğunu öğrenen işvereni O’na zorla istifa mektubu imzalattı, üstelik tek kuruş tazminat ödemeden.

Eşcinsel olduğunu öğrenen ailesi, A.Y.’yi evlatlıktan reddetmiş. Henüz 16 yaşındayken evden kovulduğunu söyleyen A.Y., ailesinin cinsel yönelimine verdiği tepkiyi bir cümleyle özetliyor, bu konuda fazla konuşmak istemiyor: “Bana hiçbir şekilde cevap vermediler, ‘benim öyle bir oğlum yok’ diyen bir anne ve dahası…”

‘SOKAK KAPISINI BİLE AÇMADILAR’ 
HIV pozitif tanısı alınca tekrar ailesine başvurmuş, kol-kanat gereceklerini umut etmiş ancak, “Belki yardım ederler diye gittim ama bana sokak kapısını dahi açmadılar. Arkadaşlarım ise etraflarında olmamı istemiyor, eski işyerimdekiler sözde benim iyiliğim için çalışmamamın daha iyi olacağını söylüyor. Bir yıldır orada burada dayanmaya çalışıyorum ancak artık tükenmiş durumdayım” diyor A.Y.

‘İNSAN SEVDİĞİ İLE OLUNCA HIV MİSİN DİYE SORAMIYOR’ 
Ailesinin sevgi ve desteğinden yoksun kalmasına rağmen bir şekilde mücadele etmeyi başaran A.Y., üniversitede uluslararası ticaret ve görsel iletişim tasarımı bölümlerini bitirmiş. HIV pozitif olduğunu bildiği halde açıklamayan sevgili ile tanışana kadar her şeyin yolunda gittiğini söyleyen A.Y. için korunmasız cinsel ilişkinin faturası ağır olmuş. “Ben ona güvenmiştim” diyor ve ekliyor: “Sevgilim, ilişkimizin son 6 ayında eski sevgilisinin HIV tanısı aldığını öğrenmiş. Test yaptırdığında kendisi de aynı sonuca ulaşmış ancak beni kaybetmemek için bir şey söylememiş. Bu yüzden ben durum hakkında daha geç bilgi sahibi oldum. Korunmasız cinsel ilişki kısmına gelecek olursak, insan tanıdığı ve sevdiği biriyle birlikte olurken acaba HIV pozitif mi ya da hepatiti var mı diye soramıyor…”

Tanı almadan önce kurumsal bir firmanın müşteri ilişkileri merkezinde çözüm yönetimi bölümünde çalışan A.Y., bir taraftan sağlık sorunu yaşarken bir taraftan da istifaya zorlanmış ve işini kaybetmiş. Zoraki istifayla ilgili hukuki sürecin devam ettiğini söyleyen A.Y., iş cephesinde yaşananları şöyle anlatıyor:

‘ÜZÜLDÜKLERİNİ SÖYLEDİLER AMA İŞTEN ATTILAR’ 
“İşyerim özel sağlık sigortası yapıyordu, ben de bundan yararlanıyordum. Teşhis aldıktan sonra da bunun sigorta sözleşmesinin fesh edilmesi için bir sebep olabileceği aklıma gelmedi. İlk ilaç almamla birlikte işyerime sigorta sözleşmesinin feshini göndermişler ve böylece durumum öğrenilmiş oldu. İlk başta bu uygulamaya itiraz ettim ancak müdürüm bu durumda rapor getirmem gerektiğini söyledi. Böyle bir şeye hakları yoktu fakat köşeye sıkışmıştım. İstifa etmem gerektiğini söylediler. Ben sigortadan vazgeçemeyeceğimi, tedavim için gerekli olduğunu belirttim. Sözde beni düşünüyorlardı, insancıl yaklaşıyorlar, durumuma çok üzüldüklerini belirtiyorlardı ama hepsi timsah gözyaşlarıydı. Amaçları en kısa zamanda ve en az maddi kayıpla benden kurtulmaktı. Ben artık onlar için def edilmesi gereken bir pisliktim, ertesi hafta genel müdürlüğe çağrıldım, benimle kurumun avukatı ve mali işler müdürü görüştü. Aynı şeyler tekrarlandı ve zorla istifamı imzalattılar, herhangi bir tazminat da vermediler.”

‘EN ÇOK ÖNYARGILAR, DAMGALANMA VE AYRIMCILIK VURUYOR’ 
Pozitif Yaşam Derneği’nin de katkıları ile ilaçlarını Sağlık Bakanlığı’ndan ücretsiz alabildiği için az da olsa rahatlayan A.Y.’nin geçen bir yıllık sürede yaşadığı en önemli sıkıntı ise iş bulmak olmuş.

(ayseguldenizde gönderdi)